Tırnak yeme alışkanlığı fiziksel bir rahatsızlık olmaktan çok psikolojik bir rahatsızlık olarak kabul edilir. Tırnak yeme alışkanlığının altında mutlaka psikolojik bir sebep yatmaktadır. Genelde çok küçük yaşlarda başlayan bu alışkanlık ergenlik dönemine kadar olan süreçte çok fazla rastlanır. Ve eğer bu alışkanlığa neyin sebep olduğu bulunamazsa tırnak yemenin önüne geçilemez. Çünkü başlangıçta buna sebep olan durum ya da diğer bir deyişle sorun, ortadan kaldırılmazsa kişinin bu alışkanlığı bırakması için bir hiçbir geçerli sebep yoktur.
Genelde çocukluk döneminde başlayan bu alışkanlık sorunun kaynağı bulunmadığı sürece yetişkinlik döneminde de devam eder. Böyle bir alışkanlık estetik açıdan büyük bir sorun olduğu gibi sağlık açısından da büyük bir sorunu teşkil eder. Bunu geçici bir durum olarak görmek yerine ciddiye alıp, ciddi bir sağlık sorunu olarak kabul etmek önlenmesi için bir adım atılmış olması anlamına gelir. Tırnak yeme alışkanlığı sorunlu bir süreç yüzünden kaynaklanabildiği gibi kişilerin taklit etme ihtiyacı hissettiği durumlarda oluşabilir. Örneğin çocuk yaşlarda tırnak yemeye başlamış olan biri bunu bir yakınından görerek taklit etmiş olabilir . Her halikarda bu durumu bir davranış sorunu olarak kabul etmek önemli bir başlangıçtır. Eğer çözüm aranmassa kişi hayatı boyunca bu alışkanlığı sürdürür. Çözüm aranması özellikle önemli bir detaydır çünkü böyle bir alışkanlığın kendi kendine geçmesi oldukça güç ve nadir rastlanan bir durumdur.
Bu konuyla ilgili tedavi yöntemi ararken tırnak yeme alışkanlığına sahip olan kişiye bu konuda sert davranmak ve bu konuda tehditlerde bulunmak durumu daha kötü bir hale getirmekten başka birşeye çare olamaz. O yüzden kişiye yaklaşırken bu noktalarda da dikkatli olmak gerekir. Herhangi bir zorlama ya da tehdit durumu çok daha ileri boyutlara taşıyabilir. Çünkü bu gibi alışkanlık rahatsızlıklarında durumun ciddiye alınmayarak tehditkar bir yaklaşımda bulunulması alışkanlığın daha da ilerletilmesine kadar sebep olabilir. Bu konu da ki en etkili tedavi tırnak yeme alışkanlığı küçük yaşlarda başladıysa yine bu yaşlarda tedavisini sağlamaktır. İlerleyen yaşlarda böyle bir alışkanlığı durdurmak ne yazık ki oldukça güçtür.
Tırnak yeme alışkanlığı gerçekten inanılmaz derecede küçük olan yaşlarda başlayabilmektedir. 5 aylık bir bebek dahi böyle bir psikolojik rahatsızlığa sahip olabilir. Ancak genelde böyle bir rahatsızlığın görülme yaşları 3 ve 4 yaş aralığındadır. Küçük çocukların bazı davranışları alışkanlık haline getirebilmesi için oldukça uygun bir yaş aralığı olan bu dönem gerçekten dikkat edilmesi gereken bir dönemdir. Tırnak yeme her ne kadar sadece estetik bir sorun olarak görülse de aslında durum çok daha kapsamlıdır.
Tırnak yeme sorununa başlangıç olabilecek bir çok sebep olabilir. Bu, çocuğun sıkıntılı bir ortamda bulunması, sorunlu bir aile ortamında büyümesi, güvensiz ve değersiz hissetmesi, gerilim ve kaygı duyguları gibi duygulara sahip olmasıyla açıklanabilir. Aynı zamanda taklit yoluyla da bu alışkanlığı edinmiş olabilir. Her ne şekilde olursa olsun böyle bir alışkanlığın tedavisinde en önemli nokta rahatsızlığa neyin sebep olduğunu bulmaktır. Eğer böyle bir alışkanlığa hangi sorunun neden olduğu bulunabilirse durumu tersine çevirmekte mümkün olabilir. Bu sorun aile içinde kaynaklanan bir durumdan dolayı gelişmişse sorunun çözülmesi halinde çocuğun alışkanlıktan vazgeçtiği görülür.
3 – 4 yaşında ki çocuklar tırnak eti ya da tırnağı dişiyle kopardıktan sonra yemez. Ama bazı yetişkinlerde bu koparılan tırnağın kemirilmeye devam ettiği ve hatta bazı durumlarda yutulduğu dahi görülmüştür. Tırnak içlerinin bakteri taşımak için uygun bir yer olduğu düşünülürse yutulması da sağlıklı bir davranış değildir.
Küçük yaşlarda bu alışkanlık dikkat çekerse bir süreliğine de olsa üstüne gitmektense görmemezlikten gelinmelidir. Çünkü dediğimiz gibi sorunlu bir dönemden geçiyorsa, ilgi çekmek adına bu davranışı gerçekleştiriyor ihtimalide vardır. Böyle bir davranışla ilgi çekemediğini anlayınca kendiliğinden bırakma ihtimalide oldukça yüksektir. Bu yüzden ailenin yani anne ve babanın da oldukça sakin olması ve ısrarcı olmaması gerekir.